Sigorta Şirketleri Hisseleri Nasıl İncelenir?
Öne çıkanlar: Sigorta şirketleri sanayi şirketleri gibi okunamaz; gelirin kaynağı riski üstlenmek ve toplanan primi yatırıma yönlendirmektir. Temel soru, sigortacılık faaliyetinin kendi başına kâr üretip üretmediği ve kârın ne kadarının yatırım gelirinden geldiğidir. Hayat dışı sigorta ile bireysel emekliliğin iş modelleri de ayrı değerlendirilmelidir.
İçindekiler
Bu rehber, Borsa İstanbul’daki sigorta ve emeklilik şirketlerini incelemek için bir çerçeve sunar. Örnek olarak BIST’te işlem gören şirketler arasında Anadolu Sigorta (ANSGR), Türkiye Sigorta (TURSG) ve Anadolu Hayat Emeklilik (ANHYT) gibi şirketler bulunur; adlar yalnızca sektörü tanıtmak için anılmıştır. Sektörün düzenleyici ve denetleyici kurumu Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’dur (SEDDK).
İş modeli: Prim, hasar ve yatırım geliri
Sigorta şirketi, poliçe karşılığında prim toplar ve sözleşmede tanımlanan bir zarar oluştuğunda hasar öder. Prim önce tahsil edilir, hasar ise sonradan ödenir; bu arada şirketin elinde kalan fon mevduat, tahvil ve benzeri araçlarda değerlendirilir. Dolayısıyla kâr iki kaynaktan gelir: teknik kâr (primlerden hasar ve giderler düşüldükten sonra kalan) ve yatırım geliri.
Prim üretimi, yani yazılan brüt prim, büyümenin ilk göstergesidir. Ancak yüksek enflasyon ortamında nominal prim artışı yanıltıcı olabilir; reel büyümeye ve branş dağılımına bakmak gerekir. Kasko, zorunlu trafik, sağlık, yangın ve mühendislik gibi branşların kârlılığı birbirinden çok farklı olabilir. Reasürans, şirketin üstlendiği riskin bir kısmını başka bir sigortacıya devretmesidir; bu nedenle brüt ve net (reasürans payı düşülmüş) rakamlar ayrı okunur.
Hasar/prim oranı ve bileşik oran
Hasar/prim oranı, dönemde gerçekleşen hasarların kazanılmış primlere oranıdır. Kazanılmış prim, yazılan primin ilgili dönemde teminat sağlanan süreye düşen kısmıdır. Bileşik oran ise hasar/prim oranına gider oranının (komisyon ve genel giderlerin prime oranı) eklenmesiyle bulunur. Bu oranın yüzde 100’ün altında olması, sigortacılık faaliyetinin yatırım geliri hesaba katılmadan kâr ürettiğini; üzerinde olması ise bu faaliyetin tek başına zarar ettiğini gösterir.
Sektör geneline bir örnek: Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) 16 Mart 2026 tarihli basın bültenine göre 2025 yılı Aralık dönemi mali tablolarında hayat dışı sektörde net hasar/prim oranı %80, net bileşik oran %108 olarak hesaplanmıştır; bu oranlar dönemseldir, en güncel değerler için TSB’nin son bülteni esas alınmalıdır. Aynı bültende trafik branşında bu oranların sırasıyla %138 ve %156 olduğu, teknik kârlılığın yatırım gelirlerine bağımlılığının da arttığı belirtilmiştir. Bu tablo, bileşik oranın yüzde 100’ü aştığı bir ortamda kârın yatırım gelirleriyle desteklenebildiğini ve branş ayrımının neden önemli olduğunu gösterir.
Türkiye’deki sigorta finansal tablolarında yatırım gelirlerinin bir kısmı teknik olmayan bölümden teknik bölüme aktarılabilir. Bu nedenle “teknik kâr” satırını yorumlarken aktarılan yatırım gelirinin büyüklüğünü ayrıca kontrol etmek gerekir.
Neden sanayi çarpanları uygun değildir?
Sanayi şirketlerinde kullanılan FAVÖK (faiz, vergi ve amortisman öncesi kâr), net borç / FAVÖK veya firma değeri / satışlar gibi ölçütler sigortacılıkta anlamını büyük ölçüde yitirir. Sigorta bilançosunun yükümlülük tarafı ağırlıklı olarak gelecekte ödenecek hasarlar için ayrılan teknik karşılıklardan oluşur; bunlar finansal borç değildir. Aktif tarafı ise büyük ölçüde finansal yatırımlardan oluşur. Bu nedenle sigorta şirketleri, bankalara benzer biçimde, ağırlıklı olarak özkaynak ve kârlılık ölçütleriyle değerlendirilir: piyasa değeri / defter değeri (PD/DD), özkaynak kârlılığı ve fiyat / kazanç (F/K). Ölçütlerin mantığı için PD/DD oranı ve hisse başına kazanç (HBK) ve özkaynak kârlılığı rehberlerine, benzer finansal kuruluş yaklaşımı için banka hisseleri yazısına bakabilirsiniz.
Teknik karşılıklar içinde en çok izlenen kalem muallak hasar karşılığıdır; gerçekleşmiş ancak henüz ödenmemiş ya da tutarı netleşmemiş hasarlar için ayrılır. Karşılıkların yetersiz ayrılması geçmiş dönem kârını olduğundan yüksek gösterebilir; sonraki dönemlerde ek karşılık ayrılması ise kârı aşağı çekebilir.
Özkaynak, sermaye yeterliliği ve bireysel emeklilik
Sermaye yeterliliği, şirketin üstlendiği risklere karşı yeterli özkaynağa sahip olup olmadığını gösterir ve SEDDK düzenlemelerine göre hesaplanır. Oranın yüzde 100’ün üzerinde olması genel olarak gerekli sermayenin karşılandığına işaret eder; düşük bir oran büyüme kapasitesini ve kâr dağıtım esnekliğini sınırlayabilir. TSB’nin aynı bülteninde hayat dışı sektörün sermaye yeterlilik oranının 2022’de %106 seviyesine kadar gerilediği, 2025’in son çeyreğinde %174’e yükseldiği belirtilmiştir. Şirket bazındaki oranlar için finansal rapor dipnotlarına ve KAP açıklamalarına bakın.
Bireysel emeklilik sistemi (BES) ayrı bir iş modelidir. Katılımcıların birikimleri, şirketten ayrı olarak emeklilik yatırım fonlarında tutulur; bu nedenle fon büyüklüğü şirketin kendi özkaynağıyla karıştırılmamalıdır. Şirketin geliri ağırlıklı olarak fon büyüklüğü üzerinden alınan fon işletim gideri ve diğer ücretlerden oluşur. Bu nedenle emeklilik şirketlerinde fon büyüklüğü, katılımcı sayısı ve ücret oranlarına ilişkin düzenlemeler belirleyicidir. TSB bültenine göre BES fon büyüklüğü 2025 Aralık döneminde 2 trilyon 163 milyar TL’ye ulaştı. Ancak fon büyüklüğündeki artış şirket kârına doğrudan yansımayabilir; bu yüzden emeklilik branşının teknik kârı ayrıca izlenmelidir. Hayat sigortası tarafı ise kredi bağlantılı poliçeler nedeniyle kredi hacmine duyarlıdır.
Dikkat edilecekler ve riskler
- Enflasyon ve kur: Yedek parça, onarım ve sağlık hizmeti maliyetleri arttıkça hasar maliyeti yükselir; prim fiyatlaması geride kalırsa teknik sonuç bozulur.
- Fiyatlama düzenlemeleri: Zorunlu trafik sigortası gibi bazı branşlarda fiyatlama düzenleyici kararlardan etkilenebilir; güncel çerçeveyi SEDDK ve diğer resmî kaynaklardan kontrol edin.
- Faiz duyarlılığı: Yatırım gelirine dayalı kârlılık faizlerin düştüğü dönemlerde gerileyebilir; menkul kıymet değerlemesi özkaynağı dalgalandırabilir.
- Büyük afet riskleri: Deprem, sel ve benzeri büyük hasarlar reasürans korumasına rağmen sonuçları etkileyebilir.
- Muhasebe esasları: Sigorta şirketlerinin finansal tablo esasları ve enflasyon düzeltmesine ilişkin uygulamalar sanayi şirketlerinden farklılaşabilir; hangi esasın uygulandığını dipnotlardan kontrol edin. Genel çerçeve için TMS 29 enflasyon muhasebesi yazısına bakabilirsiniz.
Özetle, bir sigorta şirketinde net kâr rakamından önce kârın kaynağına bakmak gerekir: sigortacılık faaliyeti mi, yatırım geliri mi? Bileşik oranın birkaç dönemlik seyri, branş dağılımı, karşılık politikası ve sermaye yeterliliği birlikte okunduğunda daha dengeli bir resim ortaya çıkar. Bu içerik yatırım önerisi değildir.
İlgili Yazılar
Net parasal pozisyon kazancı nasıl okunur? Nakde dönüşmeyen kâr
Enflasyon muhasebesindeki net parasal pozisyon kaleminin finansal raporda nerede yer aldığı, vergi öncesi kârdan nasıl ayrıştırıldığı ve KAP'tan üç örnek.
Fon sepeti ve BIST endeks fonları nasıl karşılaştırılır?
Fon sepeti fonu ile BIST endeks fonlarını; işlem biçimi, strateji, portföy örtüşmesi, giderler ve vergi başlıkları üzerinden karşılaştırmanın çerçevesi.
Beyaz Eşya ve Dayanıklı Tüketim Hisseleri Nasıl İncelenir?
Beyaz eşya şirketlerini talep döngüsü, faiz ve kredi etkisi, ihracat ve kur, hammadde, işletme sermayesi ve marjlar üzerinden okuma rehberi.


